Romanyanın Göz Bebeği Bükreş ...
Genel Bilgiler;
 |
Romanya ovasının ortasında, Tuna nehrinin bir kolu olan Dimbovita’nın kıyısında kurulmuş Bükreş şehri Romanya'nın başkentidir. Şehir, Romanya'nn ticaret merkezi haline gelmiştir.
Şehirde imalar sanayi oldukça gelişmiştir. Makina aletleri, tarim makineleri, elektrik ve otomativ donanımı, otobüs yapımı başlıca imalat alanlarıdır. Bunların yanında şehirde çok sayıda araştırma merkezi ve bilim sanat alanında öğrenim veren yüksek okullar bulunmaktadır.
Bükreş, yaşananları kendi içinde saklayan bohem bir şehirdir. Dev blokları, geniş caddelerı, az konuşan insanları ile sizlere çok fazla detay vermeden, herşeyi kapalı kapılar ardında yaşayan bir şehir. Şehirde hayat erken başlıyor. Gün doğmadan kadınlar, erkekler Çavuşesku'dan kalma toplu taşıma araçları ile işlerine giderler. Mesai saatleri dışında kesinlikle kimsenin çalıştığını göremessiniz. Kadınlar bu şehirde her sektörde aktif olarak çalışmaktadır.
Devrimden bu yana, halk halen demokrasiye tam anlamıyla alışamamış.
Casa Poporuli sayarı şehirde görülmeye değer yerlerden biridir. Dünyada Çavuşesku'nun Sarayı olarak tanınmıştır ancak romenler popüler ev anlamına gelen Casa Poporuli kelimesini kullanırlar. Saray Bükreş'in her yerinden görülebiliyor. Şehirde ayrıca 1.Dünya savaşında Romanya topraklarında savaşıp şehit düşen Türk askerler için yapılmış şehitliği görebilirsiniz. Tatar türklerinin yaşadığı Bükreş ve Köstence'de türk restaurantlarına rastlamak mümkün. Para birimi Ley (RON)'dur.

 |
Bükreş Sokak Müzik Festivali her sene haziran ayının son haftasında gerçekleştiriliyor. Eski şehir merkezinin dar sokakları, ortaçağdan kalma troubadour melodilerine boğuluyor. ArtPhoto Image festivali, şehrin tek fotoğraf etkinliği.
Her sene mayıs-haziran aylarında gerçekleşen festival kapsamında galerilerde sergiler, atölye çalışmaları, sempozyumlar ve açık artırmalar yapılıyor.

 |
Şehrin en sofistike restoranlarından biri Howard Johnson Grand Plaza Hotel (5-7 Calea Dorobantilor; 201 50 30) Avalon. ?ehrin merkezindeki Balthazar da iyi bir akşam yemeği garantilemek isteyenler için (2 Dumbrava Rosie; 212 14 60). Her ikisi de Asya ve Avrupa karışımı füzyon mutfağından lezzetler sunuyor. Basit, gösterişsiz ama kesinlikle lezzetli İtalyan yemekleri isterseniz Trattoria Roma’yı deneyin (114 Mihai Irinescu; 210 81 57). Fransız mutfağından şaşmayanlardansanız Trocadero (Dionisie Lupo St.; 212 35 04) ve Philippe (26 Str. C. A. Rosetti; 317 41 28)’i bir kenara not edin. Hafif bir sandviç ya da sağlıklı bir salata için Sangria ideal (78 Caderea Bastiliei; 211 22 76).
Lipscani bölgesinin hemen doğusunda yer alan Crama Culmea Veche, ızgara etlerden güvece ve ultra biberli sucuklara, lezzetli et yemekleri bulabileceğiniz bir adres. (2 Culmea Veche; 311 11 32). Romanya mutfağını tatmak istiyorsanız Casa Doina’yı deneyin. Bizim lahana sarmamıza hem görünüş, hem ad, hem de tat olarak çok benzeyen sarmale’lerinden sipariş edin. (4 Sos. Kiseleff; 222-3179). Ille de kebap diye tutturanlar bile şanslı Bükreş’te: İstikamet La Cocosatu (52a Neagoe Voda; 232 87 96)

Gezilecek yerler
Romanya’nın başkenti, ağaçların sıralandığı geniş bulvarlarıyla ve bulvarlarının üzerinde inci tanesi gibi dizilmiş Belle Epoque dönemi binalarıyla meşhur. Bir dönemlerde ‘Küçük Paris’ olarak bilinen Bükreş, ismini Bucur isminde bir çobandan almış. Bildiğimiz ‘bücür’ değil, ‘neşe’ anlamına gelen Bucur isminin sahibi çoban, şehirlilerin kalbine, çaldığı flütü ve yerel tüccarlara sattığı şarabıyla girmiş. Ardından bu sevilen kişi şehrin de isim babası olmuş.
19. yüzyılın sonlarında Fransız mimarlar ve onların yetiştirdiği Bükreşli mimarlar tarafından baştan yaratılan şehrin alamet-i farikalarından olan şık, alımlı ve Champs-Elysées’den bile uzun bulvarı Soseaua Kiseleff’in üstünde tüm görkemiyle yükselen Zafer Anıtı şehrin en önemli noktalarından. Komünist dönemden kalan ve Pentagon’dan sonra dünyanın en büyük binası olan Halkın Evi, Romanya’nın komünist yıllarını hatırlatıyor. Sadece Romanya hammaddesi kullanılarak yapılan bina mermer, kiraz ve kestane ağaçları kullanılarak yapılmış. Kristal şamdanları, el dokuması halıları ve göz alıcı perdeleri, halkın evinde hüküm süren diktatörlerin rahatı için özenle düşünülmüş anlaşılan. ?u anda Parlamento Binası olarak hizmet veren bina, 1000 odasıyla şehrin en ihtişamlı yerlerinden.
Bükreş, 37 müze, 22 tiyatro, birden fazla opera ve konser salonuna sahip, kültürel açıdan oldukça zengin bir şehir. ?ehrin bazı bölgeleri ise mimarileriyle başlı başına birer açık hava müzesi niteliğinde. Calea Victoriei, Piata Palatului, Bulevardul Bratianu, Bulevardul Regina Elisabeta, Strada Lispcani, Piata Romana, Piata Victoriei, Bulevardul Aviatorilor, Soseaua Kiseleff ve Bulevardul Dacia, şehri gezerken mutlaka uğramanız gereken bulvarlar ve meydanlar.
Bükreş’in Ulusal Sanat Müzesi, iki bölümden oluşuyor ve 70 binin üzerinde esere ev sahipliği yapıyor. Ulusal Galeri bölümünde Brancusi, Grigorescu, Amman ve Andrescu gibi önemli Romanyalı sanatçıların eserle- rine yer veriliyor. Dünya Galerisi bölümünde ise ziyaretçileri Rembrandt, Rubens, El Greco, Renoir ve Cézanne gibi ustalar bekliyor.
Bram Stoker’ın ünlü romanı Dracula’nın anavatanı olan Romanya’ya gidip de Drakula’nın şatosunu görmemek olmaz. Prens Vlad’ın Güney Romanya’yı idare ettiği sırada yaptırmış olduğu şatoda gezerken romanın sayfalarına dönmek işten değil.